www.egitimciler.ailesiyiz.biz Forum Ana Sayfa www.egitimciler.ailesiyiz.biz
EGITIM
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

SES, HARF, ALFABE

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.egitimciler.ailesiyiz.biz Forum Ana Sayfa -> TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
melek_23
ADMİN YARDIMCISI


Kayıt: 01 Oca 2008
Mesajlar: 610
Konum: SİLĞİN KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYORSA O ZAMAN YALNIŞIN ÇOKTUR...

MesajTarih: Çrş Şub 13, 2008 10:47 pm    Mesaj konusu: SES, HARF, ALFABE Alıntıyla Cevap Gönder

SES, HARF, ALFABE

Ses dilin en küçük parçasıdır. En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün dil birlikleri seslerden yapılır. Heceler (seslemler), ekler, kökler, kelimeler, kelime grupları ve cümleler birtakım seslerin birleşmesinden meydana gelirler. Bu dil birliklerini unsurlarına ayırdığımız zaman en sonunda karşımıza bir unsur çıkar ki artık onu parçalayamayız. İşte, ses (sesbirim: Alm. Phonem; Fr. Phonème; İng. Phoneme) parçalanamayan ve küçük dil birliğidir.

Ses sözlü, harf yazılıdır. Ses kulağa, harf göze hitap eder. Sesler söylenilen, ağızdan çıkan , işitilen, yani konuşulan küçük dil birlikleridir. Dili yazıya geçirmek için bu küçük unsurlar birtakım işaretlerle karşılanır. Bu işaretlere harf (Alm. Buchstabe; Fr. Lettre; İng. letter) adı verilir. Demek ki harf, seslerin yazıdaki işaretleridir.

Bir dildeki sesleri karşılayan harflerin tümünün meydana getirdiği, belli bir sıraya göre hazırlanmış harf topluluğuna alfabe denir. Türk milleti çeşitli devirlerde farklı alfabeler kullanmışlardır. Bunların belli başlıları Göktürk, Uygur, Arap, Latin, Kiril alfabeleridir. Türkiye'nin Türk alfabesi 1 Aralık 1928 gün, 1353 sayılı yasayla saptanmıştır. Yirmi dokuz harften oluşur.

ÜNLÜLER

Sözlü iletişim sırasında, ağız kanalında hiç bir engele çarpmadan ve başka bir sesin yardımına gerekseme duymadan çıkan sese ünlü (Alm. Vokal; Fr. Voyelle; İng. Vowel) adi verilir.



Türkçede sekiz ünlü vardır:

a, e, ı, i, o, ö, u, ü



Ünlünün özel tınısını ağız boşluğunun oylum ve biçimi oluşturur. Bu da belli başlı dört etkene bağlıdır:

· Dilin durumu

· Ağzın durumu

· Dudakların durumu

· Çıkış süresi

Ünlüleri çıkarırken dil, ağız boşluğunun ya önünde ya da arkasında toplanır. Önde toplandığı zaman, örneğin \ i \ sesinde olduğu gibi, dudaklarla dil arasındaki boşluk da, dolayısıyla bu boşluktaki hava da kısıtlıdır. Dil, \ ı \ sesinde olduğu gibi, arkaya doğru toplanırsa bu kez, dudaklarla arasındaki boşluk büyür. Bildirişim sırasında ağız, ata (a-ta), Oğuz (O-ğuz) sözcüklerinin ilk seslemlerini çıkarmak için açıldığındaysa dudaklar birbirinden ayrılır. Dil damaktan uzaklaşır. Türkçenin sekiz ünlüsü, dilin, ağzın ve dudakların bu durumlarına göre aşağıdaki gibi kümelenir.

DİLİN DURUMUNA GÖRE

Ünlüler, dilin ağız boşluğunun ön ve arka bölümünde kullanılmasına göre, ikiye ayrılır:

1. Dilin ağzın ön bölümünde kullanılmasıyla ön damakta oluşan ön (ince) ünlüler (Alm. Vordere Vokal; Fr. Voyelle antérieure; İng. Front vowel): e, i, ö, ü



2. Dilin geri çekilmesiyle art damakta oluşan art (kalın) ünlüler (Alm. hinterer Vokal; Fr. voyelle postérieure; İng. back vowel): a, ı, o, u

Ünlüler,dilin alt çeneye ve damağa yakınlığına göre de ikiye ayrılır:



Dilin alt çeneye yapışması sonucu çıkarılan ünlülere alçak ünlü (Alm. niedriger vokal; Fr. voyelle basse; İng. low vowel) dilin damağa yaklaşık durumunda çıkarılan ünlülere de yüksek ünlü (Alm. hoher vokal; Fr. voyelle haute; İng. high vowel) adı verilir.

alçak ünlüler ------> a, e, o, ö

Yüksek ünlüler ------> ı, i, u, ü



AĞZIN DURUMUNA GÖRE

Ağzın durumuna göre de ünlüler ikiye ayrılır:

1. Ağız açıklığı genişken çıkarılan geniş ünlüler (Alm. Breitvokal; Fr. voyelle large; İng. wide vowel) : a, e, o, ö

2. Ağız açıklığı darken çıkarılan dar ünlüler (Alm. enger vokal; Fr. voyelle étroite; İng. narrow vowel): ı, i, u, ü



DUDAKLARIN DURUMUNA GÖRE

Ünlüler dudakların durumuna göre de yine ikiye ayrılır:

1. Dudakların biçimi düzken çıkarılan düz ünlüler (Alm. ungerundeter vokal; Fr. voyelle non-arrondie; İng. unrounded vowel): a, e, ı, i

2. Dudakların biçimi yuvarlakken çıkarılan yuvarlak ünlüler (Alm. gerundeter vokal; Fr. voyelle arrondie; İng. rounded vowel): o, ö, u, ü

Bu ünlülere, dudakların yardımıyla çıkarıldıkları için, dudak ünlüleri (voyelle labiale) adı verilir.

Bu bölümlemelerin ışığında ünlüleri tek tek ele alıp incelersek şu sonuca varırız:

ÜNLÜLER



Dilin durumuna göre



İnce (ön)
Kalın (art)

Ağız açıklığına göre
Dar
Geniş
Dar
Geniş

Dudakların durumuna göre
Düz
İ
E
I
A


Yuvarlak
Ü
Ö
U
O



ÇIKIŞ SÜRESİNE GÖRE (UZUN ÜNLÜ)

Bazı sözcüklerde bir seslem, o hecedeki çıkış süresi uzun olan ünlü nedeniyle, diğer seslemlere göre daha uzun söylenir. Sözcüğün daha uzun söylenen bu seslemine uzun seslem (Alm. longe silbe; Fr. syllabe longue; İng. long syllabe), bu seslemindeki ünlüye de uzun ünlü (Alm. longvokal; Fr. voyelle longue; İng. long vowel) deniz.

Türkçede uzun ünlü yoktur. Bütün aşağı yukarı aynı değerdedir. Türkçede uzun ünlü yalnız aşağıdaki durumlarda söz konusudur:



1. Türkçede uzun ünlü yalnız başka dillerden geçmiş sözcüklerde görülmektedir. Örneğin, aile, afiyet, adil, adalet, amir,şair, hatıra gibi

Eskiden, bu uzun okunan ünlülerin üzerine (^) işareti konurdu. Bugün yalnız yazılışları aynı, anlamları farklı sözcüklerin uzun ünlüleri üzerine bu işaret konmaktadır. Böylece, yazılışları aynı, anlam ve söylenişleri farklı sözcüklerin bir karışıklığı yol açması önlenmektedir.



adet: Sayı
âdet: Bir kimsenin yapmaya alışmış olduğu şey

alem: Bayrak
âlem: Evren

hala: Babanın kız kardeşi
hâlâ: Henüz, şimdiye dek

dahi: da., de
dâhi: Olağanüstü yeteneği ve gücü olan





Türkçede uzun ünlü bulunmaması, yabancı kökenli sözcükleri de etkilemekte, bu sözcükler de giderek uzun ünlülerini yitirmektedir: bakkal, beyaz, emlak, silah....

Bu tür yabancı kökenli kelimelerden bazıları ek aldıkları ya da olmak, etmek eylemleriyle kullanıldıklarında son sesler yeniden uzayarak doğal yapısına kavuşur: haram olsun, hücum etti, hitab et, ahbab olduk....



2. Hane kelimesinin eklenmesiyle kurulan yabancı kökenli birleşik kelimelerde, 'ha' hecesinin düşmesi sonucu orta seslem uzaması görülür:

ecza+hane ----> eczane

posta+hane ---> postane

pasta+hane ---> pastane



3. Türkçe sözcüklerden ya da bir Türkçe bir yabancı kökenli sözcükten kurulmuş birleşik sözcüklerde de ünlü uzaması görülür:

baba+anne ---> babanne

ne+haber -----> naber

ne+olur -------> nolur



4. Bazı özel adların ünvan dalarıyla birlikte söylenmesi sırasında da, orta hece düşmesi sonucu, ünlü uzaması kendini gösterir:

Mustafa Efendi -----> Mustafendi

Hoca Efendi --------> Hocafendi

Ali Ağa -------------> Alia



5. "Var" sözcüğü yardımcı eylemlerle kullanılınca, 'a' uzun söylenir:

Var ol çocuğum.



6. Baş ve üstüne sözcükleri birlikte kullanıldıklarında baş'taki /a/ sesi uzar: baş üstüne



7. Bazı durumlarda ğ, h, y sesleri bir ünlüye uzatma görevi de görür:

ğ

alacağım -----> alıcam

gideceğim ----> gidicem

h

allahaısmarladık ----> allaısmarladık

daha -----------------> da

pahalı-----------------> palı

y

şöyle ---------> şöle

vaktiyle ------> vaktile

söylemek ----> sölemek



8. Vurgulu açık hece belli belirsiz uzar:

kuzu kutu

kuyu koyu



ÜNLÜLERDE SES OLAYLARI



1. Orta hece ünlüsünün değişmesi: Orta hecedeki vurgusuz ünlü bazen değişebilir:

başlayor—başlıyor yaşayan—yaşıyan



2. Ünlü düşmesi (Alm. Elison; Fr. élision; İng. elision): Genellikle iç seste ve aşağıdaki biçimlerde olur:

 Bazı vücut organlarına ilişkin Türkçe adlarda içses düşmesi görülür:

Alın: Top oynarken düşmüş, alnı yarılmış.

Ağız: Ben bir şey söylemedim; ağzımı bile açmadım. Ağzı var, dili yok.

Beyin: Beyninde ur varmış.

Burun: Burnum kanıyor ...

 Organ adları dışında, bir iki Türkçe sözcükte de içses düşmesi olur:

oğul: Kızım liseyi bitirdi, oğlum okula yeni başladı.

kayın: O benim kaynım oluyor.

 Birleşik sözcüklerde içses düşmesi olur:

kahve+altı -----> kahvaltı

ne+ise ----------> niçin

bu+ile -----------> böyle

şu+ile -----------> şöyle

ne+asıl ----------> nasıl ...

 Çift seslemli ve /r/ sesiyle biten bazı eylem kökleri, edilgen çatıya çevrilirken içses düşmesi gerçekleşir:

ayır > ayrıl

çağır > çağrıl

çevir > çevril

kıvır > kıvrıl ...

 Bazı eylemlerden ad soylu sözcük türetirken de içses düşmesi olur:

devirim > devrim

çağırı > çağrı

kavuşak > kavşak

ayıraç > ayraç

 Birkaç ad ve ad soylu sözcükten türetilen eylemlerden de içses düşmesi görülür:

koku > koklamak

yumurta > yumurtlamak

oyun > oynamak

 Bazı yer belirten belirteçlerde ve adıllarda da içses düşer:

dışarıda > dışarda

yukarıda >yukarda

orada > orda

 Soru adılı 'nere' sözcüğüne ek gelince de içses düşmesi olur:

nerede > nerde

 Türkçede, Türk, kurt, turp gibi birkaç sözcük dışında, iki ünsüz bir araya gelmez. İki ünlü ya da iki ünsüz ancak Türkçeye girmiş yabancı kelimelerde görülür:

emr, hükm, zehr, ism, kast, kısm, meyl, sabr, vakt........

Bu tür sözcüklerin bir bölümü, bir ünlü eklenerek az çok Türkçeleştirilmiştir:

emir, hüküm, zehir, isim, kasıt, kısım, meyil.......

Ancak, bu sözcükler ek aldıkları zaman, sonradan aldıkları ünlüleri yitirerek yine asıl biçimine dönmektedir.

Emir verdin mi? : Bir emriniz var mı?

Verdiğiniz hüküm yanlış : Hakimin hükmü tartışılmaz.

Bu sözcüklerin sonuna bir yardımcı eylem gelince de ünlü düşer:

Sabır > sabretmek

Meyil > meyletmek

Hüküm > hükmetmek

 Tamamlananı açık seslemle biten belirtisiz ad tamlamasına ikinci bir iyelik eki getirildiğinde içses düşmesi gerçekleşebilir:

Yazı masası+m > yazı masam

Okul çantası+nız > okul çantanız

 -ı (-i, -u, -ü ) iyelik eki, kimi sözcüklerde kaynaşıp kalıplaşır:

biri, kimi, evveli,

Bu tür sözcüklere özellikle konuşma dilinde iyelik eki yeniden getirilir:

Biri-s-i, kimi-s-i, evvel-s-i

Bu ek bazı sözcüklerin sonuna ikinci ez gelince de ünlü düşmesine yol açar:

Yukarısı > yukarsı

Dışarısı > dışarsı

 Konuşma dilinde ve şiirlerde sen ve için sözcükleri birlikte kullanıldığında ünlü düşmesi olur:

Seninçin yas tutuyor, bulutlarıyla gökler (B.K. Çağlar)

Emmilerim hudutlarında

Seninçin döğüşürken ölmüşler. (C. Külebi)

 Bir de yazı diline yansımayan, yalnızca sözlü iletişim sırasında içses düşmesi olur:

Buyurun > buyrun

Gazete > gazte

Satılık > satlık

 Bazı ad ve ad soylu sözcüklerin sonuna yapım eki gelince de içses (ünlü) düşmesi olur:

Bakır+aç > bakraç

Diri+lik > dirlik



3. Ünlü birleşmesi : Türkçe asıllı kelimelerde iki ünlü yan yana gelmez. Böyle durumlarda iki vokal birleşerek tek vokal haline dönüşür:

Kahve altı>kahvaltı

ne için>niçin

ne asıl>nasıl

ne oldu>noldu



4. İki vokalin yan yana gelmesi: Bu, Türkçeye geçmiş yabancı kelimelerde pek çoktur: saat , fiil , kaide, faaliyet, kanaat... Türkçe kelimelerde ise sadece konuşma dilinde ve birleşik kelimerde rastlanır:

Kağan>kaan karacaoğlan

soğuk>souk karaağaç

soğan>soan akçaağaç



5. İkili ünlü (ünlü kayması): Türkçede, son zamanlarda karşılaşılan bazı iddialara karşın, ikil ünlü ya da ünlü kayması (Alm. Diphtong; Fr. Diphtongue; İng. diphtong) denilen, bir seslemde iki ünlünün yan yana gelmesi (air, auto, deuxieme) olayına kesinlikle rastlanmaz.

Türkçeye yabancı dillerden geçmiş, içinde iki ünlü bulunduran sözcükler de Türkçeye uyarak tek ünlüyle söylenir ve yazılır:

Otomobil > automobile

Otoriter > autoritaire

Şoför > chauffeur

Profesör > professeur



6. Ünlü çatışması: Ünlüyle biten bir sözcük, ünlüyle başlayan bir başka sözcükle birleşik sözcük kurarken ünlülerden biri /y/ sesine dönüşür. Buna ünlü çatışması (Alm. Synarese; Fr. Synérèse; İng. syneresis) denir.



Ne ise > neyse bu ile > böyle

O ile > öyle şu ile > şöyle



Türkçeye geçmiş yabancı sözcüklerde de iki ünlü yan yana gelmez. Araya /y/ sesi girer:



Biologie > biyoloji biographie > biyografi physiologie > fizyoloji



7. Bağlantı ünlüsü: Ünsüzle biten bir sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek getirilince, bu iki ünsüz arasına ı (i, u, ü) ve a (e) ünlüsü girer. Bu ünlülere bağlantı ünlüsü (Alm. Bindevokal; Fr. Voyelle de liaison; İng. Connecting vowel) denir.

Üç-ü-z, göz-ü-m, at-ı-l, gez-i-n, gel-i-yor



8. Pekiştirme ünlüsü: Bazı sözcüklerde anlam pekiştirmesine yarayan –a- ünlüsüne, bu işlevi gereği, pekiştirme ünlüsü denir:

yap-a-yalnız güp-e-gündüz gep-e-genç



9. Ünlü genişlemesi: Türkçede dar ünlülerin geniş ünlüye dönüşmesine ünlü geni
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    www.egitimciler.ailesiyiz.biz Forum Ana Sayfa -> TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.044